14 Mart 2011 Pazartesi

31. hafta

Cumartesi günü tontik oğlumuzu görmeye gittik. Elleri yüzünde, hiç oralı olmadı. Doktorumuz o kadar uğraştı ama ellerini hiç çekmedi. Bir ara ellerini çekti o zaman minik bir burun ve dudak gördük. Sonra yine koydu ellerini yüzüne. Suyun içinde diye galiba tombul tombul yanakları vardı :)

Her şey çok şükür yolunda. 1782gr olmuş. Artık 2 hafta sonra tekrar göreceğiz.

Heycan ve telaş başladı. Zaman çok hızlı geçiyor. Ne zaman haberi alık nasıl böyle büyüdü inanamıyor insan. En yakın örneği Ablam'ın ufaklığı Karaböcüğüm Cem.



İlk fotoğraflarını hatırlarsınız şimdi tam adam oldu. Geçen hafta Ada'cığım doğumgününü kutladık orada ablasının ilk partisine katıldı kendisi.Zaman hızlı geçiyor :)

1 Mart 2011 Salı

yok artık...

Ben dün giremeyince, galiba bizim internette sorun var dedi. Aklıma bile gelmedi kapatılmış olabileceği.

Neymiş efendim Lig TV'nin yayın hakkı korunuyormuş vs vs detaylı bilgi için tıkla

Her şey'in fazlası zarar yok artık hatta yuh artık. Blog kapatmak ne demek.

28 Şubat 2011 Pazartesi

Pazar semineri

Tüm cumartesi evde geçti. Hava çok soğuk, ben yorgun, Alper dinlenmek istiyor evdevn adım atmadık. Güzel filmler izledik.

Pazar günü Alper'in şirketinin organize ettiği bir seminer vardı ona katıldık.
Hamilelik ve Yeni Doğan Bebek Bakımı Semineri.

Hamilelikten dolayı annenin yaşadığı değişikliklerden, alt değiştirmeye, emzirmenin öneminden, doğumdan sonra 40 gün boyunca hem bizim hem de bebeğin korunması gerektiğine kadar her şey konuşuldu.

Çok güzel geçti, faydalı şeyler öğrendik. Özellikle babalar için faydalı oldu.

Biz söyleyince çok inandırıcı olmuyor galiba ama uzman ağzından duyunca pek bir anlamlı oldu bazı bilgiler :)

25 Şubat 2011 Cuma

Minikler...

Dün Selin Defne hanım'ın salıncak keyfini yolladı. Allahım ya çok büyümüş bu cüce. Telefonda konuşmaya çalışıyorum kendisiyle ama genelde konuşmak yerine telefonla oynamayı tercih ediyor.

Bir de bebeği var Ayşe. Onunla meşgul oluyor.

Annem: Defne kızım gel İrem teyzen arıyor bak konuş sesini duysun

Defne: Ayşe eeee eeee eee eee(Defne hanım Ayşeyi uyutuyormuş gelemezmiş)


Bir de Cem var o da çok büyüdü. Ne zaman doğdu ne zaman büyüdü anlamadık. Güleç böcük ya. Tam kara böcüğümüz.

İşte iki minik böcük. Cem'in arkasındaki adaya dikkat artık resmen koca kız :)




Durgunluk...


Neden bilmiyorum bugünlerde bir durgunluk var üzerimde.

Ben her şeyin hemen olmasnı isteyenlerdenim. Karar verelim ve yapalım. Ay dur bakalım, ay zaman geçsin dediğin zaman; ben o iş olana kadar takılır kalırım. Kafamdan atamam.

Şimdi mağlum bebek odası olayı var, bir de evde düzenlemeler yapılması gerekiyor. Bunların hemen olmasını istiyordum, ihtiyaçları hemen alalım istiyordum.

Daha beğeneceğiz sonra sipariş edeceğiz gelecek vs vs zaman darlıyor. Bir an önce olsun geç kaldık, daha gidip bakmadık bile deyip duruyordum. Dünden beri üzerime bir şey çöktü hiçbir şey yapasım yok. Durgunlaştım resmen. Hevesim kaçtı.

Durmadan bebek odası eşyaları dekorasyon şeyleri bakıyordum, şekeri şöyle mi olsun böyle mi yapsam diyordum.

Hadi gidip alalım deseler gitmeyecek gibi hissediyorum.
Niye bilmiyorum ama ruh halim malesef böyle. Umarım geçer.

Bir de bugün kocam çok güzel bir söz göndermiş buna inanmak istiyorum:)


Kötü bir döneme girdiğinde ve her şey sana karşı gibi göründüğünde,bir dakika bile dayanamayacakmışsın gibi geldiğinde sakın pes etme,
çünkü işte orası gidişatın değişeceği yer ve zamandır..

Mevlâna

16 Şubat 2011 Çarşamba

28. hafta ve kontrol

Bugün oğlumuzu görmeye gideceğiz :) 28.haftadayız ve kontrolümüz var. Bakalım ufaklık kaç gr olmuş, gelişimi ne durumda.

İsim konusunda 2 isim üzerinde duruyoruz şimdilik; Aras ve Toprak. Ben hala Arası çok beğeniyorum ve ama Toprak olursa da mutsuz olmam :)

Babamızı memnun etmek zor oluyor biraz.



Başka bir gelişme ise ev konusunda oldu. Aslında doğumdan önce bir ev alıp taşınmak istiyorduk ama kısmet değilmiş ne içimize sinen bir ev bulduk ne de kredi alma olayları istediğimiz noktalara geldi.

Her işte bir hayır vardır dedik ve doğum sonrasına erteledik. Şimdi oturduğumuz evi düzenleyip çocuk için uygun bir düzene getireceğiz.

Benim için taşınma çok göz korkutucu çok stresli bir durum. Öyle hemen karar verip taşınanlara hayran oluyorum. Ben karalar bağlıyorum. Hiç aklıma kolay olacak, hiçbir sorun çıkmaz, bu kadar insan nasıl taşınıyor seçenekleri gelmiyor.

Olumlu düşünmem gerektiğini biliyorum ama aklıma bir türlü bu olumlu şeyler gelmiyor. Bunun yanlış olduğunu bilmekte bir adım olsa gerek.Kendimi bu konuda kesin eğitmeliyim. Hayat böyle geçmez :)

"Olumlu düşün olumlu olsun, her şeyin hayırlısını dile" bunu aklımdan çıkarmamalıyım.

Evet durum bundan ibaret ve size son halimden fotoğraflar.


Kaç kiloyum su an bilmiyorum. En son 65'ti bakalım 2 haftada ne değişti.

10 Şubat 2011 Perşembe

İsim konusu

Alper'le bir karara varmaya çalışıyoruz. Benim istediğim isimler arasından Kuzey'i önce seviyordu ama sonra hiç içi ısınmadı. Bu kadar içi ısınmadığı için ben de artık ısrar etmiyorum. O da Mehmet ve Deniz ısarından vazgeçti. Çünkü bunları da ben istemiyordum.

Koca bir listeden şimdilik son 4'e kalan şunlar ama her an her şey değişebilir.

* Aras (bu benim en favorim)
* Toprak
* Doruk
* Demir(bu alper'in favorisi)

Demir isminde ısrarcı. Soyad ile bakınca çok güzel oluyor. Demir Özdemir.

Ben de hayır olmaz demiyorum. Bakalım hala düşünüyoruz.

Zor iş zor.

Bu arada liste aşağıda isim arayanlar için belki yardımcı olur. Ben Çınar,Mercan,Kuzey'i hala seviyorum

*Kuzey
*Çınar
*Poyraz
*Rüzgar
*Güney
*Tuna
*Mert
*Taylan
*Mercan
*Can
*Yağız
*Kerem
*Tan

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails