16 Mart 2010 Salı
ve yeni bebek geliyor...
10 Mart 2010 Çarşamba
Karaoke
Güzel bir oyun...

4 Mart 2010 Perşembe
Canım kardeşim :)

Hediyem geldi...
Uykumuz var ama...
İçeride uyuyordu minnoş. Bende dayanamadım gidip bir bakmak istedim ne yapıyor diye. Bir gittim manzara bu. Hem emzikle arasında bir bağ kurup uyumaya çalışıyor, hem benim aldığım ışıklı ve renkli oyuncağa bakmak istiyor hem de teyzesi ile oynayıp poz vermek istiyor.
Olmaz tontişim. Hepsini aynı anda yapamayız ki. Sen uyu en iyisi :))
Çok bilinmeyen 2 yemek
İlk yemek Çöç. Evet yanlış duymadını Çöç. Bu resimde biraz kalın görünüyor ama aslında baya ince olmalı
2 su bardağı ince bulgur

2 adet haşlanmış patates
3 yemek kaşığı un
1yemek kaşığı biber salçası
1 kahve fincanı sıvıyağ
1 tatlı kaşığı pul biber
1 çay kaşığı kimyon
1 tatlı kaşığı tuz
Dövme et (bunun miktarı size kalmış göz kararı zaten yoğururken anlıyorsunuz.)
HAZIRLANIŞI İnce bulguru tepsiye dökün. 1 bardak suyla ıslatıp 10 dakika bulgurun kabarması için bekletin. Bulgura un, patates, dövme et, biber salçası, kimyon, pul biber ve tuz atıp 20 dakika süreyle elinizi arada bir suya batırarak yoğurun. Elde ettiğiniz yumuşak bulgur hamurundan ceviz büyüklüğünde parçalar koparın. Hamuru elinizle yuvarlayıp avuç içinizde bastırarak ince ve yassı köfteler yapın. Köfteleri biraz sıvıyağda iki taraflı kızartın. Servis sırasında salata çok yakışacaktır.
İkincisi Hamis. Aslında içli köftenin dış kısmındaki bulgur ve dövme et misket gibi minik minik yuvarlanır ve çorbak gibi etli, bol naneli limonla pişirilir.

Annem geçen gün yaptı Alper ilk defa yedi ve bayıldı :)
Malzeme:
400 gr.çiğ köftelik bulgur
100 gr.dövme et.
1 yemek kaşığı un
1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 yemek kaşığı biber ve domates salçası
1/2 fincan sıvıyağ 100 gr.

Bir limon suyu ve kuru nane ilave edilip 1-2 taşım kaynattıktan sonra ocak söndürülür. Sıcak servis yapılır.
Gerçekten süper oluyor :) Afiyet olsun...
3 Mart 2010 Çarşamba
Çok çenem düştü...
Kocaya yakarış :)

Ne zaman alacak bilmiyorum ama en kısa zamanda olmasını diliyorum.

Mimlenmişim

Evimde, antrede asılı bir obje yok ama evim 2 giriş kapısı var o yüzden 2. giriş kapısı muftak tarafından mutfak tarafından girince o bölgeyi antre sayıyorum :)
Adana Gezisi...
Çok vakit olmayınca herşeyi sıkış pıkış yaşıyoruz.
2 Mart 2010 Salı
Ev ziyareti...
Lian ve Didem. Didem Sibel'e bakıp poz veriyor ama Lian nereye bakıyor bilmiyorum. O da başkasına poz veriyor galiba :) Lian Cihangir evlerini yüksek tavanları çok merak ediyordu umarım beğenmiştir evimi. Evi bilmiyorum ama koltukların rahatlığını beğendiğini biliyorum. Bizim koltuklara oturdun mu bir yayılma hissi geliyor insana yemekten sonra herkese öyle oldu :)
Ben, Sibel ve Beste :) Benim hayatımda oldukları için mutlu olduğum yeri çok ayrı iki arkadaşım :) Bu evi Beste'yle birlikte tuttuk kontrat yaparken o da vardı her aşamasında kızlar vardı yani. Beste, bu halini görünce şaşırdın mı? Çok değişmiş değil mi? :)
Deniz ve Ayşe koltukta atıştırıyorlar aralarında Derin bey'in meşhur ağzından alev çıkaran ejderhası :) Deniz o ejderhayı bulana kadar ne çekti. Yayılma hissi dediğim tam olarak olmasada buydu :)
ve Yaso... 5 senedir ekip arkadaşım. İyi kötü çok şey paylaştık. Evliliklerimiz 2 ay arayla o eylül sonu evlendi ben aralık başı. Dünya tatlısıdır. Sürekli bir mail kaybeder ve sadece bana "İrem şu mail sende var mı diye sorar" İnanın bana sadece bu soruyu sorması bile hemen bulmasını sağlar. Artık birimizin yarım bitirdiği cümleyi, diğerimiz tatmlıyor. Benden en büyük şikayeti çok abur cubur seviyor ve onuda teşvik ediyor olamam :)
İşte bu da Deniz'in dünya şekeri afacan oğlu Derin bey. Rtık sona doğru uykusu geldi. Alper'in yanına verdik ve uyudu. Bu son direnişleriydi.
Bu da Derin'in bizi toplu çektiği fotoğraf. Hepinize tekrar teşekkürler ayağınıza sağlık. Tekrar yapalım bu organizasyonu...